• Login
Login
Fren Testleri
Fren Testleri

 

 

TASARIM DOĞRULAMADA EN DOĞRU METOD – FREN BLOKLARININ YÜKLÜ TESTİ

4 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile birlikte hayatımıza yeni giren bir uygulama olarak algılanan ancak, asansörlerin ilk icat edildiği yıllardan günümüze kadar beyan yüklü kabinin beyan hızında test edilmesi durumu asansörlerin işletmeye açılmasında en önemli testlerden biridir.
Gerek yürürlükten kalkmış olan eski standartlar (TS 863, TS 10922, TS EN 81-1 vb.) gerekse şu anda yürürlükte olan TS EN 81-20 standardının içeriğinde tanımlanan asansörlerin işletmeye açılmasından önce uygulanacak muayene ve deneyler kısmında asansör güvenlik tertibatlarının (yani fren bloklarının) beyan yükünün % 25 fazlası ile yüklenmiş kabinde beyan hızında test edilmesi belirtilmektedir. Yani kısacası 4 Mayıs tarihinde yayınlanan yönetmelikte bahsi geçen yüklü testler sektörde ilk defa karşımıza çıkıyormuş gibi algılanması ciddi anlamda düşündürücüdür. 

Bu yazımızda özellikle sektörün neden bu teste karşı çıkmaması gerektiğini bazı uygulamalar ile anlatmaya çalışacağız. Bu konuyu ele alırken de sektörden gelen itirazları da göz önünde bulundurmaya çalışacağız. Sektörden en çok gelen itiraz konusu “asansörlerde kullanılan fren bloklarının zaten belgeli ürünler olduğu bu testlere neden ihtiyaç duyulduğu” yönündedir. Bu itirazı yapan sektör temsilcilerinin belgelendirme sürecinde gerçekleştirilen testler hakkında bilgi sahibi olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Öncelikle fren bloklarının nasıl belgelendirme sürecinden geçtiklerini açıklamakta yarar bulunmaktadır. TS EN 81-50 standardının 5.3 maddesine göre tip onay testlerine tabii tutulan fren blokları standartta da belirtildiği üzere beyan edilen maksimum yükte ve maksimum hızda devreye girecek şekilde serbest düşmeye maruz bırakılarak test edilmektedir. Aşağıdaki şekilde de görülebileceği gibi tip testleri sırasında kabin sadece fren sistemi ile serbest düşme sırasında düşmesi önlenerek durdurulmaktadır, bu test aşamasında askı sistemi, makine, kasnak ve karşı ağırlık sistemde bulunmamaktadır. Montajı tamamlanan asansörlerin son kontrol aşamasında ise fren tertibatlarının testi gerçekleştirilirken, kabin bir makine tarafından tahrik edilmekte, halat-kasnak sistemi bu teste maruz kalmakta, diğer yandan karşı ağırlık sistemi tarafından ortaya çıkan kuvvetler sisteme etki etmektedir. Tüm bunları ele aldığımızda fren belgelendirme sürecinde gerçekleştirilen testlerin monte edilmiş asansörlerde gerçekleştirilen testlerin yerini tutamayacağını kesinlikle söyleyebiliriz.

Şekil 1’de de görüldüğü üzere beyan yükü ile yüklenmiş bir kabini test ederken sadece fren bloğunun kabini durdurabile yeteneğini test etmiş olmuyoruz, aynı zamanda asansörde meydana gelebilecek en olumsuz senaryoyu gerçekleştirerek asansörün askı sistemini, tahrik sistemini, tahrik sisteminin taşıyıcılarını, karşı ağırlık tasarımını, karşı ağırlık taşıyıcılarını ve asansörün ray bağlantılarının uygunluğunu test etmekteyiz. Bu saydıklarımıza sektörde kontrol edilmesi güç olan denetim mekanizması içerisinde bulunmayan kabin imalatı, tahrik kasnağı imalatı, makine şase/sehpa imalatını da değerlendirmiş oluyoruz.

Diğer yandan TS EN 81-20 standardının 6.3.4 maddesinde “kabin güvenlik tertibatının testi, beyan yükünün % 125’i ile beyan hızında veya daha düşük hızda test edilmesi” şeklinde tarif edilmektedir. Daha düşük hızda ifadesi özellikle son günlerde çok fazla dile getirilmekte ve fren üreticilerinin elinde bulunan test grafiklerinin monte edene iletilmesi halinde bu testin düşük hızda (revizyon hızında) gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Bu durum standartta belirtilmektedir. Ancak standartta belirtilen bu durumu nedense herkes işine geldiği gibi kullanmaktadır. Standartta daha düşük hızda test edilmesi ile ilgili ifade tam olarak şu şekildedir, “aynı askı sistemi ile test edilmiş fren test grafikleri var ise”. Evet şimdi sormak istiyorum “bu test grafiklerini eline alıp da daha düşük hızda test eden sektör temsilcilerine ya da periyodik kontrol mühendislerine, elinizde bulunan test grafiklerinin aynı askı sistemi ile test edilen fren bloklarına ait olduğuna dair bilgiler de elinizde mevcut mu?”

Cevabın çok net olarak hayır olması gerektiğini her 2 testi (fren belgelendirme testi ve asansör son kontrol testi) birlikte değerlendirdiğimiz bu makalenin sonunda açıklayabildiğimizi düşünüyorum.
Aşağıdaki şekilde de net olarak görüldüğü üzere fren bloklarının belgelendirilmesi sırasında meydana gelen kuvvetleri gösteren resimler yer almaktadır. Şekil-1’in sağında belirtilen metotla gerçekleştirilen test; askı sisteminden bağımsız olarak serbest düşmeyi gösteren resimdir. Şekil-1’in sol tarafında belirtilen askı sistemine bağlı ve tahrik makinesi ile çalışan asansörde gerçekleştirilecek fren testi için Şekil-1’in sağ tarafındaki test referans olamaz.

 

Şekil 1: Monte edilmiş asansörde fren testi ile serbest düşme fren testinin karşılaştırılması.

Sonuç olarak 4Mayıs tarihinde yürürlüğe giren Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile birlikte hayatımıza gerçekten giren (ki yıllar öncesinden zaten hayatımızdaydı nasıl oldu da hayatımızdan çıktı o da ayrı bir muamma) “yüklü testler sektöre ne getirecek? sektörden ne götürecektir?” konusunu ele alırsak; Kişisel düşünceme göre gerek montaj kalitesi, gerekse imalat kalitesi her geçen gün aşağı yönde hareket eden sektörümüzde kalitenin yukarı taşınabilmesi için büyük bir fırsat yaratacaktır. Sektörde bir kesim temsilciler bunun farkında değil veya farkında olmak istemiyor olabilir, ancak kaliteli işçilik yapan, kaliteli imalat gerçekleştiren firmaların korunacağı da aşikardır.

 

Mustafa GÖRMÜŞ

Endüstri Mühendisi

D KARE GÖZETİM – Teknik Düzenleme Sorumlusu

 

Related News
Asansör halatlarında ters büküm ve etkileri
Yayınladığım eğitim videolarında makina konması bölümünde geçen ters büküm (reverse ben...
03.06.2020
ASTEK Tebliğinde Neler Değişti?
Bilindiği üzere; 23 Mayıs 2020 tarih ve 31135 sayılı Resmi Gazete ile Asansör Teknik Ko...
24.05.2020